Hak Verilmez Alınır! -Boğaziçi Üniversitesi İşçileri

Boğaziçi üniversitesi işçileri mücadele ederek gasp edilen haklarını kazandı.

Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Tesis işçileri pandeminin başladığı mart ayından beri ücretsiz izne çıkarıldıkları için hiçbir ücret almadan açlığa terk edilmişti.
İşçilerin okul yönetimine yaptıkları basınç sonucu bugün kısa çalışma ödeneklerinin yatırılacağı duyuruldu.
Okulumuzdaki işçilerin hak alma mücadelelerinde sonuna kadar yanlarında olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Üniversitelerde gençlik mücadelesinin gücü işçi sınıfının örgütlü gücüyle birleştiğinde gerçek anlamda hak kazanımlarından bahsedebiliyoruz. Emekçilerin gücünün farkında olan bizler her zaman
Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerin olduğu kadar emekçilerindir de dedik. Üniversitelerde hak gasplarına, mobbinge vb. emek düşmanı politikalara karşı gençlik olarak her daim emekçileirn haklı mücadelesinde yanlarında olacağız. 

DİSK Dev Turizm-İş Marmara Bölge Şubesi ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Tesisler İşletme Müdürlüğü Çalışanları’nın hak kazanımına dair açıklaması:

“BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NDE DAYANIŞMA VE MÜCADELEYLE KAZANDIK!

Biz Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Tesisler İşletme Müdürlüğü’nde çalışan işçileriz.
Bundan 3 ay kadar önce üniversite önünde yaptığımız eylemle ve 1 ay önce hastang kampanyasıyla size sesimizi duyurmaya çalışmıştık.
Sesimize ses katmanız, dayanışmamız ve mücadelemiz sayesinde haklarımızı kazandık.
Hatırlanacağı gibi işveren tarafında 23 Mart’ta ücretsiz izne çıkarılmıştık, akabinde İş-Kur’a yapılan Kısa Çalışma Ödeneği (KÇÖ) başvurusu reddedilmişti. İşveren de KÇÖ’nin reddine itiraz etmişti.
Bizler de hiçbir ücret almadan hayatımızı idame ettirme ve hastalıkla mücadele noktasında yaşadığımız sıkıntıları dile getirmek ve gelir güvencesi talebiyle üniversite önünde basın açıklaması ardından da sosyal medyada hastang kampanyası yapmıştık. Bu çalışmaların ardından işveren Eylül’de açacağını söylediği tesis birimlerinin açılışını 17 Temmuz’a çekmişti. Bu yaptığımız eylemlerin ve dayanışmanın sonucu olarak önemli bir kazanımdı ama yetersizdi.
Başta üniversite bileşeni olan hocalarımız, öğrenciler, diğer çalışanlar ve üniversitede örgütlü olan Eğitim-Sen olmak üzere hak mücadelesinde duyarlı olan kamuoyunun meseleyi sahiplenmesi, dayanışması ve mücadelesiyle oluşan basınç sonucu işveren sıfatıyla muhatap olduğumuz üniversite yönetiminin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı bu konuda harekete geçirmesiyle KÇÖ’nin reddine yapılan itirazın kabul edilmesi sonucu bizler KÇÖ hakkımızı almış bulunmaktayız. Çocuk yuvasında çalışan beş arkadaşımız gerekli koşulları sağlamadıkları gerekçesi ile KÇÖ’nden faydalanamamıştır. Bu arkadaşlarımızın da hak kayıplarını gidermek üzere mücadelemiz sürmektedir.
Bu süreçte bizi yalnız bırakmayan hocalarımız, öğrenciler, tüm üniversite çalışanları ve hak mücadelesinde duyarlı davranarak bizim sesimize ses katan kamuoyuna teşekkür ederiz.
Direne Direne Kazandık!
Yalnızlık Öldürür Dayanışma Yaşatır!”